Mahşer

'Sizin Şiirleriniz' forumunda Türker tarafından 23 Eyl 2016 tarihinde açılan konu

  1. Türker

    Türker Gayretli Üye Üye

    [​IMG]
    İlliyyun'da konuk ettik kitabı sağdan verilen mihmanları
    Lâmekânız lâkin görürler bizi gözleri aşkla bakıyorsa
    Yükselsin görkeminde nurlu sokağımızın özgür feryatları
    Bıçak kesiği rüyâlara kurbân etsin derin sırlarımızı
    Örümcek ağında sarstığın güven çağırıyorsa seni çıkmaz sokaklara
    Hâfızanın keskin dişli ejderhâsını sorguya çekmelisin mâtemli tapınağında
    Gözyaşlarınla söndürmelisin ateşi, Gehinnom'da çocuklar yanıyorsa

    Jiletlerin üzerinde koşturmak istediğin ceylan yavrusu mu sandın bizi
    Örtüne bürünerek mi gizleyeceksin günahlarını
    Kilitli kapıların ardında gotik hüzünler bekliyor pusuya yatmış önyargılarını
    İfşâ olunca sakladıkların, kölesi oluyorsun sahte ilahların
    Yollara düşen azizlerin heybesine koyduysan vicdâna düşman kalemini
    Alevden defterini oku önce, sonra yakıp tutuştur riyâkâr dizelerini

    Yastığa başını koyduğunda boğuşuyorsan geçmişinin dalgalarıyla
    Kırık aynalar battıkça yüreğine, kan kaybederek anımsıyorsan korkularını
    Zafer nâralarında vefâsızlığın sâdık bekçileri sloganlar savuruyorsa
    Nankör ezgiler dilinden düşmüyorsa
    Yakmalısın şelâleleri, buz gibi pişmanlıklarla soğutmalısın güneşi
    Vahdet mâlikânemizi terk ettin, imkânsızları başarmak kolay olsa gerek sana
    Duyumsayamıyorsan Musavvir'in çizdiği resimdeki vâroluş sancımızı
    Yağmurlarda kurulanmalısın ve istismâr etmemelisin Tanrı'ya olan inancımızı

    Sâhil kenarında deniz kokusudur huzur, kumdan kaleler yapmaktır meselâ
    Mutluluk pembe pamuk şeker yemektir, atlıkarıncaya binmektir lunaparkta
    Susuz bıraktığın hassas yüreğimizde bize her yer Kerbelâ
    Sen gönlümüzdeki doğal âfetlere okuturken sabah vakti selâ
    Bir güvercin kanatlandı muğlak kaderin tutsak göğsünden
    Sonra kondu hâtırâların hüzünlü dallarına
    Gönül kuşu kurtuldu kafesinden

    Lâ mevcûde illallah zikriyle inletirken cihânı sessiz çığlıklarımız
    Zerrelere dağılır bedenimiz, aynada Hakk'ı görürüz
    Kâb-ı Kavseyn makâmında olsak da sıcaktır yatağımız
    Bir gece Mescid-i Haram'dan Mescîd-i Aksâ'ya yürürüz
    Sidretü'l Müntehâ'dır durağımız, Cennetü'l Me'vâ'dır konağımız
    Bu dünyâ sandığın kadar boş değil, kanattığın umutlar sarhoş değil
    Ayılırsın ateş çemberinin ortasında, kendini sokan akrebi görürsün karşında
    Bizlik okyanusundan ayrılmak, benlik damlası olmak yazmaz kitabımızda
    Biz hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz sallanmaktan salıncağımızda
    Gardiyanlar yalnızlığa terk eder seni dünyâ zindanında
    İçimizdeki çocuğu öldüremedin, bundan sonra utanmak yakışır sana
    Sînelerde gizlenen her şeyin açığa çıkacağı mahşer meydanında


    Türker
    10 Temmuz 2016